Kadın Şiddetle Yüz Yüze Getirilmemeli

Dünya Kadınlar Günü’nün ilk olarak gündeme gelmesi 1800’lü yıllara rastlar, 1800’lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları isteyen kadın işçiler mücadele etmişlerdir diyen Yozgat İl Halk Sağlığı Müdürü Mehmet Akif Karaaslan; “Bu hak arama, daha iyi koşullarda çalışma ve yaşama mücadelesi yıllarca devam etmiştir diyerek Sağlıklı, huzurlu, sağduyulu ve başarılı toplumdan bahsedebilmenin en temel unsurları o toplumun bireylerini yetiştiren kadınların eğitimli, donanımlı ve kendine güven duyar olmasıyla bağlantılıdır” diye söyledi.

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 3 dk
visibility 214
update 19:38
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
Kadın Şiddetle Yüz Yüze Getirilmemeli

8 Mart Dünya Kadınlar günü münasebetiyle Yozgat İl Halk Sağlığı Müdürü Mehmet Akif Karaaslan mesaj yayınladı.

İl Halk Sağlığı Müdürü Karaaslan yayınladığı mesajında; Birleşmiş Milletler Örgütü, kadınlarda ayrımcılığı, istismarı görmüş ve kadın sorunlarına dikkat çekmek için 8 Mart 1975’te, 8 Mart gününü Dünya Kadınlar Günü olarak kabul etmiştir” dedi.

Karaaslan açıklamasına şöyle devam etti; Sağlıklı, huzurlu, sağduyulu ve başarılı toplumdan bahsedebilmenin en temel unsurları o toplumun bireylerini yetiştiren kadınların eğitimli, donanımlı ve kendine güven duyar olmasıyla bağlantılıdır. Değişen Dünya düzeni çerçevesinde sorumlulukları daha da artan kadınlarımızın bu sorumluluklarını hakkıyla yerine getirebilmeleri için toplum tarafından desteklenmeleri, hak ve özgürlüklerinin farkında olmaları, şiddetle yüz yüze gelmemeleri ve ayrımcılıkla karşılaşmamaları gerekmektedir. Bunları sağlayabilmek için yasal düzenlemeler önemli olsa da asıl rol önce bireylere sonra da toplumun tamamına düşmektedir. Kadınlarımızın güçlü bireyler olarak kendi ayakları üzerinde durmaları, iş ve sosyal hayatta yerlerini alabilmeleri kadın erkek tüm vatandaşlarımızın bilinçlenmeleri ile mümkündür. Bu bilincin sağlanmasıyla kadınların eğitimi önündeki engeller kalkacak, kadınların siyasete, iş hayatına, bilimsel faaliyetlere, sanata katılım oranları olması gereken seviyelere ulaşacaktır” dedi.

Bugün dünyada ve ülkemizde kız çocukların eğitim kurumlarına devam oranlarının erkek çocuklarına göre daha az olması, kız çocukların çok erken yaşlarda evlendirilmesi, kadınların ekonomik olarak bağımsız olmamasına ilişkin tablolar sık olarak karşımıza çıkmaktadır diyen Karaaslan; “Kadının sosyal ve kültürel yaşam etkinliklerine katılımının yetersiz olması da sık yaşanan sorunlar arasındadır. Bu durumda kadının yaşamının büyük bir bölümü ev işleri ve çocuk bakımı ile geçmektedir. Yaşam boyu toplumda sosyal haklarına ulaşamayan kadının çocuklarının da benzer sorunları yaşama olasılığı son derece yüksektir. Bu sorunların yaşandığı ailelerde toplumsal olarak kadından beklenen ev yaşamı sorumlulukları ve görevleri “kız çocuklara”, öğretim kurumlarına devam ederek gelişme ve sosyal yaşama katılma şansı da “erkek çocuklara” aktarılma olasılığı çok yüksektir. Bu kısır döngünün kırılması, gelecek nesillerin topluma katkılarını artırabilmek için kız çocukların ve kadınların eşit haklara sahip olması gerekmektedir.Ülkemizde insan haklarını ve sosyal adalet ilkelerini temel alan koruyucu, önleyici ve rehabilite edici aile ruh sağlığı politika ve uygulamalarına sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler de yer vermeli, bu alanda hizmet veren meslek mensupları desteklenmelidir. Erkeği etiketleyerek, damgalayarak ve toplumun dışına iterek şiddet sorunu asla çözümlenmez. Şiddet gösteren erkeklere adli tedbirlerinin yanı sıra psiko-sosyal rehabilitasyon programları uygulanmalıdır.  Bu programlar, aile kurumunu güçlendirecek ve iletişimi geliştirecek yönde rehberlik, danışmanlık ve terapi hizmetlerini içermelidir. Kadına şiddet sorununun çözümlenmesi yönünde farklılığımızın farkında olmalı, gerçeklerle yüzleşmeli ve yeniden hayatı tanımlayarak sağlıklı toplum tasavvuru oluşturmalıyız. Hayat içerisinde farklılıklarımıza saygı göstermek, anlamaya çalışmak farklılığı tehdit olarak algılamak yerine yaşamımızı zenginleştireceğine olan güven ve inanç ile birbirimizin sesini işitmeli ve doğru anlama çabası içinde olmalıyız.Tüm mücadele ve kazanımlara rağmen, eğitimli de olsa, eğitimsiz de olsa; gelişmiş de olsa, gelişmemiş de olsa kadınlara yönelik baskı, şiddet, mobbing gibi haksızlıklar hala devem etmektedir” diye konuştu.

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!